levitra preis cialis generika levitra 20 mg levitra 20mg viagra generika lovegra kaufen kamagra bestellen viagra generika online viagra bestellen viagra kaufen kamagra apotheke viagra generika levitra generika cialis generika viagra online kaufen cialis ohne rezept viagra bestellen priligy dapoxetine kamagra online kamagra 100 levitra bestellen kamagra tabletten levitra generika kamagra gel cialis generika

Tokat Kültür Haber, Tokat Haber, tokathaber | YÜRÜMEYEN İLİŞKİLER NEDEN ACABA? YÜRÜMEYEN İLİŞKİLER NEDEN ACABA?

Açıklama: YÜRÜMEYEN İLİŞKİLER NEDEN ACABA?
Kategori: Köşe Yazıları
Eklenme Tarihi: 22 Aralık 2016
Geçerli Tarih: 20 Temmuz 2018, 17:37
Site: Tokat Kültür Haber, Tokat Haber, tokathaber
URL: http://www.tokatkultur.com.tr/yazar.asp?yaziID=1390


 Yürümeyen illişkiler neden acaba?

Birçoğumuzun ilişkisi tam istediğimiz gibi yürümüyor. Yürütecek bir ilişkimiz bile yok belki de. Genelde de suçlu hep karşı taraf, nedense kendimizi hiç suçlu göremiyoruz. En çok kullandığımız veya anlatmak istediğimiz beni anlamıyor! Önceleri beni daha sık arardı, şimdi ise sesi kesildi bende ona cevap vermeyeyim de aklı başına gelsin. Hep bir cezalandırma durumları.

Bıktım artık her dakika tartışıyoruz, beni neden anlamıyor, sevmiyor

Yok yok seviyor ama, kıymetimi bilmiyor.

Değerimi anlamıyor.

Yok fazla yüz vermeyeceksin!

Bu cümlelerden birini mutlaka kullanmışsınızdır.

Şimdi hep beraber ilişkimizi bir gözden geçirelim, ne dersiniz?

Şu an bir şey hatırladım, çok geçmiş zaman öncesi hatta öğrencilik yıllarım. Koza adında bir kız arkadaşım vardı çok samimiydik Fransız dili ve edebiyatı bölümünde okuyordu. Koza da hep bir mutsuzluk durumu hâkimdi. Erkek arkadaşı onu devamlı arasın istiyordu.

Ona şunu sordum;

Kafandan geçen ideal ilişli nedir?

Beni sürekli arasın istiyorum.

Esasında sorun sevgilinde değil sorun sende, her şeyi kendin yaratıyorsun sorunun çöcümü sende.

Sevgilisinin onu devamlı aramasının mümkün olmadığını anlattım.

Ve şu soruyu sordum;

Devamlı seni aradığında mı mutlu olmak istersin, yoksa seni aramadığında da mutlu olmak ister miydin?

Tabi ki mantıklı cevabı aldım. İkinci seçenek

Problemlerin kaynağı “yeteri kadar ilgi görmüyorum”.

Esasında bu noktalara getiren yönetilemeyen “EGO” … Biliyorsunuz ki egolarımızla doğuyoruz. Yönetmek elimizde aslında, Ego bizim küçük iken sergilediğimiz davranışlarımızın bugünkü modeli. Hayatınıza sizinle hiç veya yeteri kadar ilgilenmeyen bir erkek çektiyseniz, çocuklukta erkeklerle ilgili aldığınız karardır. Karşınızdaki erkeğin davranışlarından siz sorumlu değilsiniz, ama o karakterde bir erkeği hayatınıza ÇEKEN sizsiniz. Bundan siz sorumlusunuz

Çocukken babanız sizinle çok ilgilenmedi mi?

Karar veriyorsunuz “erkekler böyle”, bende hayatımda yeteri ilgiyi göremeyeceğim. Ya da babanız çok ilgilendi, üzerinize fazla geldi bu seferde “yeter artık bu kadar bir erkeğin üzerime düşmesini istemiyorum” dediniz.

Karar; “Bu kadar ilgi can sıkıcı, kendimi hapiste gibi hissediyorum” dediniz

Anneniz veya ablanız eşlerinin ne kadar ilgisiz olduğundan yakındı.

Karar; “annem, ablam, yakınlarımdakiler bile bunları yaşadı demek ki bende bunları yaşayacağım” dediniz ve üzerinize ilgisiz bir erkeği çocukluğunuzda çektiniz üzerinize.

“EVREN ALDIĞINIZ KARARLARA UYGUN BİR GERÇEKLİK HAZIRLADI”

Evren kararınıza uygun erkekleri hayatınıza getirmek zorunda. Çünkü bu güçlü sinyalleri siz gönderdiniz.

“ALDIĞINIZ KARARLARIN SONUÇLARINI YAŞAYACAKSINIZ”

Karşınıza on adam çıksa bile siz gidip en ilgisiz olanını çekeceksiniz. Sanki erkekler ve ilgisizlik hayattaki ana konunuz olacak.

Diyelimli bir ilişkiniz başladı. Başta her şey çok güzel gibi olabilir. Ama bir süre sonra siz “erkek ilgisizdir” diye sinyal yayarsanız. İlişkinizde yaşamaya başladığınız sorunlar hep ilgisizlik üzerine olacaktır.

Bu anlattığım örnekleri daha fazla yaşamak istemiyorsanız

Bir seçim yapılması gerekiyor…

Peki nasıl?

Egonuza inanmayı veya inanmamayı seçiyorsunuz. Artık biriktirmiş olduğunuz seçeneklerin sonucunu yaşamak istemediğinize karar veriyorsunuz.

Şöyle düşünün; elinizde 2 adet kupa var biri EGO diğeri DEĞİŞİM.

Unutmayın ego sizi tekrar ele almak için çok çaba sarfedecektir. Sakın teslim olmayın. Sizi avucunuz içine almaya çalışacaktır.

“DEĞİŞİM” kararı aldınız, ona ODAKLAYIN kendinizi.

TEBESSÜM – ODAKLAN – DEĞİŞTİR

Üç adımı mutlaka takip edin. Ortada tek olan şey olmak aslında, yani olmasını arzu ettiğiniz şey.

Önce siz o kişi olun. Olmasını istediğiniz kişiye odaklanın ki değişim süreciniz çalışmaya başlasın.

Egonuzu tekrar iş başına gelmesine izin vermeden.

Gülümseyi öğrendiğiniz an hemen yeni odağınızı ve ne yöne gitmek istediğinizin komutunu açık ve net bir şekilde verin.

Artık bundan sonra tek yapmanız gereken şey odaklanmak ve Değişim sürecinin içine girmek.